21 Ocak 2009 Çarşamba

İşaret ve tıkla devri sona mı eriyor?

Windows 7'nin ayak seslerini bir önceki hafta yazmıştım. Ama dün beni heyecanlandıran bir konuya daha rastladım.

Microsoft, N-trig firmasına yatırım yapma kararı aldığını açıkladı. N-trig çoklu dokunmatik ekran teknolojisi üretiyor. Microsoft’un
http://www.n-trig.com/ a yatırım yapma nedeni ise yeni çıkaracağı işletim sistemi Windows 7'nin tümüyle dokunmatik özellikleri destekleyecek olması. Yani yazılım tarafında sorun yok ama dokunmatik teknolojinin çok pahalı olduğu da bilinen bir gerçek!


ntrig

Eğer Microsoft’un ve 2-3 yatırım firmasının 24 milyon dolarlık fonlaması yeterse N-trig kişisel bilgisayarlarımızı mouse ve tuşlardan kurtararak geniş kitlelere yayabilecek.

Bill Gates, bu konuda yaptığı birçok konuşmada üzerine basa basa şunu vurguluyor: “İnsanlar bilgisayarlarla daha doğal yollarla iletişim kurmalı.”


Hala klavye ve mouse’un egemenliğini sürdürdüğü teknoloji dünyasında Bill Gates'in bu sözlerinin kanıtı o kadar çok ki... Dokunmatik ekranı ile cep telefonunu yeniden tanımlayan iPhone, kısa sürede nasıl kabullenildi hepimiz biliyoruz, değil mi?


N-trig ne yaptı?



N-trig, DuoSense adını verdiği kalem ve parmak aracılığıyla kullanabilen bir çoklu dokunmatik ekran üretti. Ne demek bu çoklu dokunmatik ekran. Bir parmağınızla bir klasörü taşırken diğer parmağınızla Word programını açabiliyorsunuz. Veya aynı iPhone’da olduğu gibi iki parmağınızı birbirinden ayırdığınızda ekranda zoom yapabiliyorsunuz. Yani bilgisayarın ekranı birden fazla parmağınızın dokunmasını algılıyor.

18 Ocak 2009 Pazar

Windows 7'yi cazip kılan ne?

Consumer Electronics Show (CES) bitti ama CES'le başlayan haberler bitmiyor. Okudukça, trendleri takip ettikçe yeni şeyler öğrenmeye devam ediyoruz:)

Microsoft’un elinde olmadan internette yayılmaya başlayan Windows 7’nin ilk kararlı önizleme sürümü (Beta 1 Build 7000) iki gün içinde paylaşım sitelerinin en çok arananı oldu.

Dünyada 1 milyarı aşkın Windows kullanıcısının sistemleri üzerinden Microsoft’a yaptıkları geri bildirimler dikkate alınarak geliştirilen Windows 7 Türk kullanıcıları da çok heyecanlandırdı. Hatta kurulan http://www.windows7.gen.tr  sitesiyle, sistemin özelliklerine Türkçe erişim imkanı sunuluyor.

Windows 7 geliştirilirken müşterilerini dinleyen Microsoft, 250.000’den fazla kişi ile görüşme yapmış. 200 ülkeden 8.5 milyonu aşkında kullanıcıdan bilgi alarak Windows 7 mükemmel hale getirmiş. 

Windows 7’yi cazip kılan ve üzerinde çok konuşulması beklenen çoklu-temas teknolojisi, kullanıcının PC ekranında yapacağı birkaç parmak dokunuşuyla istediği dosyaya, bilgisayara veya cihaza saniyeler içinde erişmesini sağlıyor.windows_7_multitouch_3

Eşten eşe (Peer to Peer / P2P) paylaşım ağları arasında en popüler paylaşım yöntemi olan BitTorrent arama siteleri, Windows 7’nin “sızan” sürümünün son zamanların en çok aranan ve trafik çeken dosya olduğunu açıkladı.

Paylaşım siteleri üzerinde son iki günde toplamda 5 bin 300 kullanıcı tarafından sistemlerine yüklenip paylaşılmaya başlayan Windows 7 Beta 1, 10 bin 500 kullanıcı tarafından eşlerden yükleniyor.

Kullanıcıların, başka kullanıcıların bilgisayarlarında paylaştıkları dosyalara erişerek bir sunucuya bağlanmadan, eşten eşe dağıtım yaptıkları yöntemle paylaşılan Windows 7, iki gün içerisinde neredeyse tüm iz sürücü sitelerde (tracker) en popüler dosya oldu. windows7a2

Windows 7 ne getirecek? (Okudum, araştırdım, sizler için derledim:)))

*Windows kullanıcıları, Windows 7 ile Windows Vista'ya göre daha hızlı bir deneyim yaşayacaklar. (Ben zaten Vista'ya ısınamamıştım. Gönlüm XP'de kaldı:)

*Windows 7 ile kullanıcılar, bilgisayarlarını çok daha hızlı başlatabilecek ve kapatabilecekler.

*Microsoft'a göre, gelişmiş Görev Çubuğu ile uygulamlar arasında geçiş yapmak bir eğlence hâline dönüşecek; yeni araç çubuğu ile kullanıcıların, programlar ve belgeler arasında daha rahat ve hızlı bir şekilde dolaşmak mümkün olacak.

*Windows 7 ile yeni Windows Aero özellikleri, temiz bir masaüstü daha az uyarı ekranı anlamına geliyor.

*Windows 7'nin sunduğu yüksek sistem güvenilirliği, daha uzun pil ömrü ve daha az uyarı ekranıyla kullanıcılar, zaman verimliliğini artıracaklar.

*Çok konuşulması beklenen çoklu temas teknolojisi, kullanıcının bilgisayar ekranında yapacağı birkaç parmak dokunuşuyla istediği dosyaya, bilgisayara veya cihaza hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor.


*Konutlardaki PC ve ağa bağlı diğer cihazların sayısının artışıyla birlikte Windows 7 kullanıcılara yepyeni bir başka özellik daha sunuyor. Windows 7 ile gelen Home Group arayüzü, ev kullanıcılarının nerede depolamış olduklarına bakmaksızın tüm müzik, fotoğraf, video ve diğer dosyalarına tek bir noktadan erişmesine imkan veriyor. Kullanıcılar, cep telefonu, MP3-çalar benzeri taşınabilir medya cihazları, kamera ve yazıcılar gibi PC dışında kullandıkları tüm cihazlara Device Stage (Cihaz Platformu) adını taşıyan ve kullanımı son derece kolay bir arayüzle bağlanabilecekler.

*Windows 7 kullanıcıları tek bir noktadan bağlanabildikleri tüm bu cihazları istedikleri gibi düzenleyebilecekler.

Microsoft CEO’su Steve Ballmer’ın Windows 7 Beta duyurusunu yaptığı konuşmayla kapılarını ziyaretçilere açan CES'in ardından, Windows 7 internette fenomen haline geldi. windows_7-1

13 Ocak 2009 Salı

ah o CES'te ben de olsaydım!...

Dünyanın en önemli tüketici elektroniği fuarı Consumer Electronics Show (CES) 2009, ABD'nin Las Vegas şehrinde 8 – 11 Ocak arasında yapıldı. (Evet, biz gidemeden sona erdi : ( )

Dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı bu yıl da binlerce katılımcısı ve iki ayrı oteldeki etkinlikleri ile başladı. Başlamadan önce "Fuar önemini yitirdi" söylentilerinin aksine yorumculara göre fuar muhteşem geçti ve yaklaşık 2800 firma 20000 ürün tanıttı.

Fuara ilişkin onlarca haber okudum ve şunu kesinlikle söyleyebilirim "Bu yıl fuarın parlayan yıldızı ve en çok ses getiren ürünü kesinlike Palm Pre!" 2008'e Iphone damgasını vurmuşken 2009'da Palm Pre mi kullanacağız diye sormaktan kendimi alamıyorum!!!Hatta CNET'in düzenlediği CES 2009'un en iyilerinin belirlendiği ödüllerde de Palm Pre bu yılın en iyi ürünü seçildi.

palm-pre
Palm Pre adını taşıyan model, beklendiği gibi kayarak açılan bir klavyeye ve beklenmedik derecede yuvarlak hatlara sahip. Dokunmatik ekranı ise, çoklu dokunuş destekliyor.Palm'ın Nova işletim sisteminden bu telefonda haber yok, cihaz bunun yerine Palm Web isimli bir işletim sistemi barındırıyor. Web'in kullanımına kolay alışıldığı, seri tepki verdiği ve bekleme-gecikme sürelerinin kısa olduğu belirtiliyor.
Bunların yanına Web, hayli becerikli bir işletim sistemine benziyor. Önemli özelliklerinden biri, telefondaki her uygulamayı kendine ait bir "kart"ta açması ve bu kartları yan yana dizmesi. Böylece uygulamalar arasında kolayca geçiş yapılabiliyor ve uygulama, parmakla yukarı itme hareketi yaparak kapatılabiliyor.
Cihaza uygulama geliştirmenin de gayet kolay olduğu açıklandı: CSS, XML ve HTML bilen yazılımcılar kolaylıkla Pre için uygulama geliştirebiliyor. Şarj ünitesi de kablosuz.

Palm Pre'nin teknik özellikleri şöyle:

•Boyut: 6 cm genişlik, 10 cm uzunluk, 1.7 cm kalınlık
•Ağırlık: 135 gram
•3.1 inçlik, 320 x 480 çözünürlüklü dokunmatik ekran
•Push, POP3 ve IMAP e-posta
•GPS
•EVDO 3G
•WiFi, Bluetooth 2.1
•8 GB hafıza
•Bluetooth üstünden modem olarak kullanma ("tethering")
•Yakınlık alıcısı ve ivmeölçer
•MP3, AAC, AAC+, AMR, QCELP, WAV formatlı ses, MPEG-4, H.263, H.264 formatlı video, •GIF, JPEG, PNG, BMP formatlı resim dosyalarına destek

10 Ocak 2009 Cumartesi

Dizüstündeki en küçük teknoloji!=)

vaio-1

"8 inç = 20,32 santimetre"

ACER, ASUS ve en son Toshiba'nın da piyasaya sürdüğü Atom işlemcili küçük boyutlu dizüstü bilgisayarlar dizüstündeki en küçük teknoloji yarışını kızıştırıyor.

Asus Eee PC ile başlayan Atom işlemcili küçük boyutlu dizüstü bilgisayarlar genel olarak Netbook olarak adlandırılmakta. Tüm markaların netbooklarını piyasaya sürmesi ile Netbook piyasası git gide kızışmaya başladı. Tüm gelişmelere rağmen sessiz kalan Sony Vaio' dan en sonunda bi ışık belirdi. Ve dizüstündeki en küçük teknolojiye yepyeni bir haber SONY'den geldi!

vaio-3

Yeni Sony VAIO P, Vista işletim sistemi ve normal tam boydaki bir dizüstü bilgisayarda bulunabilecek tüm programları çalıştırabileceği için Sony yeni serinin Netbook’larla karıştırılmamasını istiyor. Cihaz, 0,64kg ve bir cep telefonu kadar ince! Ve dizüstündeki en ince ve küçük teknoloji liderliği şimdilik SONY'de! (eminim daha inceleri için yarış başlamıştır!)

Sony'nin yaşam tarzı dizüstü bilgisayar olarak tanıttığı VAIO P serisi, CES 2009'da tanıtıldı. Ama dikkatinizi çekti mi bilmiyorum.  Sony bu ürüne net book demedi, demiyor da!!!




Sony tarafından üretileceği daha önce birçok blogta haber olan, ama içindekilerle ilgili son ana kadar bir muamma olan P serisi dizüstü bilgisayarlar, ABD'de süren Consumer Electronics Show 2009'da kendisini gösterdi. VAIO P serisi, üzerinde Intel'in Atom işlemcisini barındırıyor ama bir net book da değil... Bu konuda sadece Intel'in boyut sınırına uyan Sony, Microsoft'tan Windows XP almadığı için bellek miktarı ve diğer kısıtlamalarla hiç ilgilenmemiş. Üzerinde 2 GB DDR2 533 MHz bellekle gelen VAIO P, Windows Vista ile geliyor. Üründeki ekran ise 1600x768 piksel gibi oldukça yüksek bir çözünürlüğe sahip. Depolama alanı olarak da VAIO P, 128 GB bir katı depolama birimine sahip. Ürünle ilgi olarak verilebilecek bir ayrıntı da 4 saat pil ömrüne sahip olması. İsterseniz daha büyük bir pil sayesinde 8 saate kadar çıkabiliyor.


vaio-4


Ve sıkı durun. Sabit diskli modellerde bu ürünün fiyatı 900 dolardan başlıyor!


(Kesin Bonus'a 12 taksit yaparlar;)




9 Ocak 2009 Cuma

Evlerde 3 boyutlu yayın keyfi=)

Aslında hep hayal ederdim şöyle üç boyutlu yayını tv'de izleyelim diye...Bugün bir dergide rastladım. Ingiliz Sky televizyonundan gelen haber evdeki kanepemizden üç boyutlu yayınları izlememize çok az kaldığını gösteriyor.

Sky, test yayına başlamış üstelik. Yüksek çözünürlük (HD) özelliğine sahip televizyon yayını, özel gözlükler aracılığıyla izleyicilerin evine üç boyutlu aktarılacak. Sky'ın bu girişiminin ardından, üç boyutlu yayın yapan televizyon cihazları arasındaki rekabet de kızıştı. Ocak'ta Las Vegas'ta yapılacak Tüketici Elektronik Fuarı'nda bu televizyonlara ilgilinin çok yüksek olması bekleniyor. Uzadoğu pazarında bulunan bu ürünlerin yakın zamanda Avrupa pazarında satışa çıkacağı da açıklnamış. Öte yandan Sony'den gelen bir başka haber, PlayStation 3'ün 3D formatına geçeceğini müjdeledi. 2009'da Blitz Games Studios'un Blitz Tech 3D motoruyla Stereoskopik 3D oyun ve 3D Blu-ray film teknolojisini geliştirilecek. Bu teknoloji 2D modunun üzerinde çalışacağı bir güncelleme sayesinde PS 3'ü ek donanım ihtiyacı duyulmadan 3D'ye çevirebilecek.

Özetle 2009, 3D teknolojisinin yılı olacak ve evde de dijital dünyayı 3 D formatında yaşayacağız!:)

7 Ocak 2009 Çarşamba

iphone mu? blackberry mi?

blackberry

Eskiden elini cebine atmak "Para" çıkarmak anlamına gelirdi. Bugünlerdeyse cep telefonu! Hatta blackberry ve iphone'lar sayesinde cebimizden bilgisayar çıkıyor. Paralarımız mı nerede? Onlar otomatik ödeme talimatıyla birlikte cebimize ağırlık (!) yapmaktan vazgeçerek hesaptaki yerini alıyor.

Yaşamımızın belki de en önemli parçası haline gelen ve bunu da son birkaç yılda gerçekleştiren cep telefonlarının etkisi altındayız. Elimize biraz para geçtiğinde, kabul edelim cep telefonumuzu yenilemekten bahsediyoruz. Ama özellikle son günlerde Turkcell ve Vodafone kampanyalarıyla birlikte Iphone çılgınlığı tavan yaptı. Otobüste, metrobüste, tramvayda herkesin cebinde Iphone. İş dünyasında ise genelde bir cepte Iphone diğer cepte blackberry...

Fiyat olarak birbirine çok yakın olan bu iki yaşam parçasından hangisini tercih etmek lazım bunu çok düşündüm. Açıkçası görüntü itibariyle Iphone'un ne kadar çekici olduğu tartışılmaz. Peki ne kadar kullanışlı?

Bunu sorgulamaya başladım. Ve karşıma Iphone almamak i çin tam 22 neden çıktı.

  1. Şarjı çok az gidiyor, Vasat bir kullanım ile 1-2 gün civarı,

  2. İnternet beklediğinizden çok daha yavaş, kapsama alanları aslında o kadar da kapsamıyor,

  3. Wireless desteği kötü ve yavaş,

  4. IPhone için kaliteli uygulama çok az, yazılımların yarısı arada bir kitlenip, uçuyor,

  5. Kırmadan (jailbreak vs.) yükleyebileğiniz yazılım sayısı az,

  6. Yazılım geliştirirken maalesef .NET ya da Java desteği yok,

  7. Bir çok video formatını desteklemiyor,

  8. Windows kullanıcıysanız ITunes + Quicktime kurmanız zorunlu ve bunların ikisi de birbirinden rezil ve Windows ortamında saçmalık derecesinde yavaş yazılımlar,

  9. ITunes' un backup alması 1-4 saat arasında sürüyor, genelde sıkılıp MobileBackup.exe yazılımını direk sonlandırmak zorunda kalıyorsunuz.

  10. GPS şaka gibi, internet olmadan çalışmıyor, çalıştığı zamanlarda da süper yavaş çalışıyor. Gerçek ve offline bir GPS yazılım ile gelmiyor, dolayısıyla eğer GPS özelliğini gerçek bir GPS gibi kullanmayı düşünüyorsanız şimdiden vazgeçin,

  11. IPhone içerisindeki dosya, klasörlere direk erişim yok. Herşeyin ITunes üzerinden yapılması gerekiyor bu da senkronizasyon vs. gibi işleri çok zorlaştırıyor. Kendi bilgisayarınızın başında değilken IPhone' unuza müzik, video atmanız imkansız hale geliyor,

  12. Pahalı,

  13. MMS desteği yok,

  14. Her ne kadar işim olmasa da kendi MP3 vs. dosyalarınınizdan ringtone yapmamanız başka salak bir limitasyon,

  15. Ses ile kontrol, Kulaklık üzerinden çağrı kabul etme vs. gibi özellikleri yok,

  16. Iphone 3G' nin bazı eski IPhone / IPod aksesuarları ile uyumsuz olması, Kendini şarj etmemesi vs. (bkz. IDragon)

  17. Safari' de Flash' ın çalışmaması, buna rağmen youtube videoları özel yazılım ile çalışıyor,

  18. PDF, CHM vs. adam gibi hiç bir formatı okuyamıyor olması. O kadarki aslında dosya transferi yapamadığınızdan ve dosya sistemine erişmedeğinizden HTML bile okuyamıyor diyebiliriz. Bu da e-book konseptini öldürüyor.

  19. Apple her zamanki gibi mouse' da 2 butona ne hacet mantığı ile, Kopyala / Yapıştır sizin neyinize diyerekten böyle bir özellik sunmayı da gereksiz bulmuş. Ne de olsa salak bir sanal klavye ile 15 karakter şifre girme çok doğal bir iş.

  20. Uzun listelerde scroll yaparken, parmaklarınızın ağrıması ve hayatınızın gözlerinizin önünde şerit IPhone uygulaması olarak geçmesi.

  21. Kontakları SMS ile gönderememe (Bundan emin değilim, ben henüz bulamadım bulan varsa söylesin),

  22. Video kayıt özelliğinin olmaması.


Ben bu eleştirilerin Turkcell ve Vodafone'la işbirliğinin ardından değişmeye başladığını düşünüyorum. Ama yine de Blackberry mi Iphone mu demekten kendimi alamıyorum.

Uzmanlara göre Blackberry’nin en büyük artısı mesaj ve mail yazarken ortaya çıkıyor. İş trafiği yoğun olanlar ve iki parmakla hızlı mesaj yazabilenler için Bold, büyük bir avantaj sağlıyor. Bold’un bir diğer üstün yanı ise Word, Excel gibi Office programlarında dosya değiştirme, kopyala-yapıştır gibi fonksiyonlarının olması.

Video seyretme, müzik dinleme ve fotoğraflara bakma, internette sörf yapma özellikleriyle iPhone önde. ‘Multimedya’ noktasında iPhone, Bold’u eziyor. iPhone, başarılı arayüzü, geniş ekranı, iTunes yazılımı ve 16 GB belleğiyle daha çok eğlence severlere hitap ediyor, Bold ise iş dünyasında at koşturanlara. İnternet hızı, dosya yüklemede iPhone daha pratik.
*An itibariyle Iphone'un elektronik kitap okumaya elverişli olduğunu da öğrenmiş bulunuyorum. Tabii avuç içindeki bir ekranda ne kadar okuyabilirseniz...

Yaşam stili!...

Philips'in DAP (kişisel bakım ürünleri ve ev aletleri) ve CE (ev elektroniği) bölümlerini Yaşam Stili adı altında birleştirmesinin ardından Lizbon’da gerçekleştirdiği ilk uluslararası etkinlik çok ses getirdi!
Etkinlikte kablosuz ses sistemleri, kablosuz DVD kayıt ediciler, güç tasarrufu sağlayan ve ışık saçan düz ekran televizyonlar, Swarovski kristalli bellekler, taşınabilir ses sistemleri ile kişisel bakım ve ev aletleri birlikte tanıtıldı.
yasam-stili-1

Philips Türkiye ve Kafkaslar CEO’su Fridus Vest, bu birleşme stratejisinde hedeflerinin, tüketicilerin ihtiyaçlarını ve isteklerini odakta tutan bir derin tüketici anlayışını getirmek olduğunu söylüyor.

İşte Lizbon'da tanıtılan şık Yaşam Stili ürünlerinden birkaçı...

Kablosuz hayat oh ne rahat

Philips’in kablosuz WACS7500 serisi, WAS6050 müzik istasyonu ve NP1100 network player ile beraber geliyor. 80 GB kapasiteye sahip müzik sistemine 1500 CD parçasını aktarabiliyorsunuz. İsteğe bağlı olarak üzerinde bulunan iPod yuvası sayesinde iPod müzik koleksiyonunuza erişim sağlayabilirsiniz. Ürün uydu hoparlörleri ile Wi-fi bağlantısı üzerinden haberleşmekte. Ayrıca kablosuz olarak PC’nizden de kolayca parça aktarabiliyorsunuz.

Bu televizyon ışık saçıyorisik-stili-tv

Philips’in yeni Aurea 107 cm düz ekran TV’si aktif çerçevesi (Ambilight Spectra) ile yayına göre arka panelinde yaymış olduğu güçlü ışıkla ilgi çekiyor. Özel görüntü işlemcisi ve en aza indirilmiş tepkime süresi sayesinde doğal görüntüyü 1920x1080 piksel çözünürlük (Full HD) ile sunuyor. TV, Blu-ray ve gelişmiş oyun konsollarını desteklemekte. 2x12 Watt ses çıkış gücü bulunmakta.

Ağzınız nefes alsın

Yeni Philips Sonicare FlexCare ile dişlerinizi farklı bir şekilde temizleyebildiğiniz gibi masajda yapabiliyorsunuz. Şarjlı diş fırçasının etkin titreşimi sayesinde hassas temizlik yapmakta mümkün. Üründe hijyene büyük önem verilmiş. Değişebilen fırça ucu, özel kutusunda on dakika bekletilerek UV ışınları sayesinde bakterilerden arınabiliyor. Bu özellik aileler tarafından ürünün tercih edilmesini sağlıyor. Diş fırçası, şarjı sayesinde uzun zaman kullabılabiliyor.

Artık kadınların Swarovski USB belleği varsw

1 GB kapasiteye sahip USB bellek özellikle hanımların çok ilgisini çekeceğe benziyor. Swarovski kristallerinden yapılmış bellekte parola koruması ile hızlı bilgi transferi yapılabiliyor. Bellek, kendi özel kurulum programı ile beraber geliyor. Bu şık USB belleğin 250 şarkı ve 1000 fotoğraf kapasitesi var.

O herşeyi yapabiliyor

Philips’in 250 GB kapasiteli DVDR5570H modeli yemek dışında herşeyi yapıyor. HDD, DVD ve USB 2.0 standartları arasında dosya transferi ve kayıt yapabiliyorsunuz. TV’den hibrit alıcısı sayesinde direk analog veya dijital kayıt yapmak mümkün. Ayrıca ürün, MP3, WMA, JPEG, Divx gibi bir çok formatı oynatabiliyor. Yüksek çözünürlüklü multimedya arayüzü (HDMI) sayesinde gerçek görüntü, daha çok detay ve kaliteli ses çıkışı alınabiliyor.

6 Ocak 2009 Salı

Geleceğin otobüsü F1 teknolojisiyle saatte 250 kilometre hız yapacak

superbus
Yıllardır şehir içi ve şehirlerarası ulaşımda en çok tercih edilen araç olan otobüsler gelişen teknoloji sayesinde önümüzdeki yıllarda bambaşka bir tasarımla karşımıza çıkmaya hazırlanıyorlar. İşte o otobüslerin ilki ’Superbus’ konsepti. Saatte 250 kilometre ulaşabilecek şekilde dizayn edilen bu araç, şehirler arası taşımacılıkta kullanılan otobüslerin Formula 1 teknolojisi ile nasıl görüneceğini gözler önüne seriyor.

Ulaşım sektöründeki en önemli karayolu araçlarından biri olan otobüsler, önümüzdeki yıllarda çok farklı bir görünümle hizmet vermeye başlayacaklar. Gelişen teknolojiyi, daha hızlı ve daha güvenli yolculuklara imkan tanıyan otobüsleri yaratmak için kullanan mühendisler, önümüzdeki yıllarda üretilmesi muhtemel otobüslerin nasıl görüneceğini ve teknik özelliklerinin nasıl olacağını şimdiden gözler önüne seriyorlar. İşte bu aşamada, geleceğin otobüsüne ilk örnek Hollanda’nın Delft Teknoloji Üniversitesi’nden geldi. Dünyanın en büyük teknoloji departmanlarından birini de içiren üniversitenin bu projesinde birçok önemli isim görev alıyor. Bunların içinde en çok dikkat çeken ise, daha önce Formula 1’in önemli takımlarından Ferrari ve BMW-Williams’ın aerodinamik çalışmalarında da görev alan Antonia Terzi.
BU OTOBÜSÜN ŞÖFÖRÜ YOK

İlk bakışta çok uzun bir limuzin gibi duran Superbus, bir futbol sahası kadar uzun görünse de, normal bir şehirler arası otobüs ile yaklaşık olarak aynı boyutlara sahip. Çok uzun görünmesinin sebebi ise bir otobüs gibi yüksek olmaması. Superbus'taki 30 adet koltuğun her biri için bir kapı tahsis edilmiş. Böylece iniş binişlerde yaşanabilecek sorunun önüne geçilmiş. Seri üretime geçilmesi halinde, yüksek sürate ulaşabilen bu boyutlardaki bir araç için özel yolların yapılması da planlanıyor. Supertracks olarak adlandırılan bu yollar sayesinde, sürücüye ihtiyaç duymadan bilgisayar üzerinden yönlendirilecek olan bu otobüs, daha güvenli bir şekilde hareket edebilecek. Otomatik pilotlu Superbus, herhangi bir tehlikeyi veya kazayı önceden algılayabilmesi için, 300 metre uzaklıktaki nesneleri belirleyecek kapasitede bir radar sensörü ile donatılacak. Ayrıca yol koşuluna göre sertliğini ayarlayabilen havalı süspansiyon sistemi de araçta bulunacak. Hayatımızın bir parçası haline gelen cep telefonları, Superbus'te de tekrar karşımıza çıkıyor. Yolcular inecekleri ve binecekleri durakları cep telefonları ile otobüse mesaj gönderebilecekler.

farklı bir başlangıç


  • teknolojiEvet, önüne geçemediğimiz bir hızla ilerliyor internet. Haklısınız. Ama belki farklı bir başlangıca ihtiyacımız vardır ya da eskilerin deyimiyle birbirimize.


Amacı dijital dünyanın fırsatlarından yararlanarak kendi dünyamıza fırsat katmak olan bu blogda çok şey paylaşacağız.

Merhaba!...

Hepimiz için Teknoloji!

Evet, önüne geçemediğimiz bir hızla ilerliyor internet. Haklısınız. Ama belki farklı bir başlangıca ihtiyacımız vardır ya da eskilerin deyimiyle birbirimize.
Amacı dijital dünyanın fırsatlarından yararlanarak kendi dünyamıza fırsat katmak olan bu blogda çok şey paylaşacağız.
Merhaba!...